Altındaki fiyat, Türkiye'de ekonomik istikrar arayışının bir yansıması
İstanbul 12 Ocak (Hibya) - Değerli maden altın, haftaya yükselişle başladı.
İstanbul 12 Ocak (Hibya) - Değerli maden altın, haftaya yükselişle başladı.
Altın piyasası stratejisti Prof. Dr. Metin Duyar, HİBYA'ya yaptığı açıklamada, küresel piyasalarda altının, haftanın ilk işlem gününde yeniden sert bir yükseliş dalgası yakaladığını, spot altın fiyatının gün içinde 4 bin 600 doların üzerine taşarak, tarihi zirvelerini tazelediğini söyledi.
''Bu hareketin arka planında tek bir 'haber' değil; aynı anda çalışan üç ana motor var, güvenli liman talebi, para politikası beklentileri ve kurumsal/jeopolitik belirsizlik'' diyen Prof. Dr. Duyar, küresel risk algısında son haftalarda belirgin bir bozulma olduğunu, jeopolitik başlıkların, finansal sistemdeki kırılganlıklar ile küresel büyümeye dair soru işaretlerinin yatırımcıyı yeniden ''nakit dışı güvenli varlıklara'' yönelttiğine işaret etti.
Duyar, bu noktada altının, faiz getirisi olmamasına rağmen, tarihsel refleksini bir kez daha gösterdiğini belirterek, şöyle devam etti:
''Öte yandan fiyatlamanın yalnızca korku üzerinden ilerlediğini söylemek eksik olur. Para politikası beklentileri de altının arkasındaki önemli desteklerden biri. Küresel ölçekte faiz artış döngüsünün sonuna gelindiği, hatta önümüzdeki dönemde daha gevşek bir para politikası alanının açılabileceği beklentisi, reel faizleri aşağı çekerken altının cazibesini artırıyor. Yatırımcı açısından bakıldığında, 'taşıma maliyeti' azalan her varlık gibi altın da bu ortamda daha rahat alıcı buluyor. Bir diğer kritik nokta, altına olan talebin artık yalnızca bireysel yatırımcıdan gelmemesi. Merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme stratejileri, portföy yöneticilerinin risk dağılımı arayışı ve uzun vadeli fonların korunma refleksi, altının yükselişini daha yapısal bir zemine oturtuyor. Bu da fiyat hareketlerini geçici bir dalgalanma olmaktan çıkarıp, daha kalıcı bir trend tartışmasına dönüştürüyor.''
Altın tek yönlü bir hikaye sunmuyor
Prof. Dr. Metin Duyar, altının ''tek yönlü bir hikaye'' sunduğunu düşünmenin hatalı olacağını, küresel risk iştahının yeniden güçlenmesi, faiz beklentilerinin tersine dönmesi ya da doların belirgin biçimde değer kazanması halinde altın fiyatlarında yaşanabilecek bir soluklanmanın şaşırtıcı olmayacağını bildirdi.
Mevcut seviyelerin, aynı zamanda oynaklığın da artabileceği bir bölgeye işaret ettiğini aktaran Duyar, ''Bugünkü yükselişi bu çerçevede okumak gerekiyor. Piyasa altın alırken aslında geleceğe dair belirsizliği, öngörülemeyen riskleri ve korunma ihtiyacını satın alıyor. Fiyatın nereye gideceğinden çok, neden bu kadar güçlü bir talep gördüğü sorusu şu an daha belirleyici.'' dedi.
Prof. Dr. Duyar, altının yükseldiğini, bunun nedeninin dünyanın bir süredir net cevaplardan çok ihtiyatlı pozisyonları tercih etmesi olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
''Türkiye açısından bakıldığında ise bu küresel tablo, gram altın fiyatlarına doğrudan ve çarpanlı biçimde yansıyor. Gram altın yalnızca ons fiyatındaki yükselişten değil, aynı zamanda döviz kuru üzerindeki yapısal baskılardan da besleniyor. Bu nedenle Türkiye'de altın, klasik bir yatırım aracının ötesinde, para politikasına duyulan güvenin ve ekonomik beklentilerin bir göstergesi haline gelmiş durumda. Enflasyonla mücadelede kalıcı bir iyileşme algısı oluşmadığı sürece, bireysel tasarruf sahibinin altına yönelimi rasyonel bir tercih olarak okunuyor. Bugünkü fiyat hareketi, yalnızca küresel belirsizliğin değil, Türkiye'de ekonomik istikrar arayışının da bir yansımasıdır. Gram altın yükselirken aslında bir anlamda 'geleceğe dair temkin' fiyatlanıyor.''
© Copyright 2026 nevsehirhaberler.com.tr Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.